30 Nisan 2014 Çarşamba

İstanbul'da OHAL görüntüleri ve gözaltılar erken başladı

İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlamak için bir çok koldan yurttaşlar toplanmaya başlarken, polis bir çok semti ablukaya aldı. Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs kutlamalarının günler öncesinde yasaklanmasının ardından sabah saatlerinde Tarlabaşı Caddesi Ömer Hayyam Durağı'nda itibaren meydan yönüne giden tüm araçlar durdurularak geri çevrildi. 

Taksim Meydanı'na çıkan önemli caddelerden Tarlabaşı, araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Polis, Tarlabaşı'na çıkan tüm ara sokaklara polis bariyerleri yerleştirdi. Caddede aralıklarla polisler konuşlandırıldı. Sabah saatlerinde itibaren Gezi Parkı'nda polis barikatı ile yurttaşlara kapatıldı. Meydanda bulunan anıtın çevresi ise polis barikatlarıyla örüldü. 

Beşiktaş Meydanı'nda toplanan yaklaşık 200 kişilik grup ise Taksim'e yürümek istedi. Polis kitlenin önüne keserek, "1 Mayıs alanı Yenikapı ancak oraya gidebilirsiniz, Taksim'de çıkarmayız" dedi. Kitle bunun üzerine "1 Mayıs kızıldır kızıl kalacak" sloganlarıyla polis barikatına yöneldi. Polisle kitle arasında süren görüşmelerde bir sonuç çıkmadı. Beşiktaş'ta Barbaros Bulvarı'ndan itibaren trafik kapalı.

Barbaros Bulvarı girişinde bulunan CHP otobüsü polis tarafından çektiriliyor. Otobüsün çekilmesini engel olmak isteyenler ise gözaltına alındı.

Şişli'de Disk Genel Merkezi önünde işçiler toplanmaya devam ediyor. Sabah saatlerinde en işlek caddelerden olan Mecidiyeköy Büyükdere Caddesi trafiğe kapatıldı, Trump Tower önünde polis yığınak yaptı. 

Okmeydanı Örnektepe'de 1 Mayıs'ta Taksim'e yürümek isteyen gruplar toplanmaya başlarken, semtin bir çok noktasında siyah sırt çantalı sivil polislerin yoğunluğu dikkat çekiyor. Okmeydanı'da kitlenin mahalleden çıkışına izin verilmiyor. Şark Kahvesi durağı önünde polisin zırhlı araçlarla bekleyişi sürerken, caddeye çıkmaya çalışan bazı gruplara gaz bombaları ile müdahale edildi. Kısa süreli çatışmanın ardından olaylar sona erdi.

Gülen hakkında 'darbe' soruşturması!

Fethullah Gülen hakkında "hükümeti ortadan kaldırmak ve örgüt kurup yönetmek" suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Fethullah Gülen hakkında 'Hükümeti ortadan kaldırmak ve örgüt kurup, yönetmek' suçlamasıyla soruşturma başlattı. 'Darbeye teşebbüs'le suçlanan Gülen'in dosyasına Anayasa'ya karşı işlenen suçlar birimindeki görevli savcılar bakacak.

Erdoğan'ın 1 Mayıs mesajı şaşırtmadı

Erdoğan, "Millete Hizmet Yolunda" programında konuştu, "1 Mayıs’ın, şiddetten, vandalizmden, çatışmadan uzak şekilde, bir emek, demokrasi ve dayanışma şöleni olarak kutlanması en büyük arzumuz" dedi.
1 Mayıs’ı, tatil ilan ettiklerini söyleyen Başbakan Erdoğan, "1 Mayıs’ın, şiddetten, vandalizmden, çatışmadan uzak şekilde, bir emek, demokrasi ve dayanışma şöleni olarak kutlanması en büyük arzumuz. Millet olarak, geçmişte yaşanan acı ve kötü manzaraların yaşanmasını hiç arzu etmiyoruz. 1 Mayıs’ın artık coşku içinde kutlanması, olumsuz imajından kurtulması en büyük arzumuz. İşçilerimizin, emekçilerimizin, tüm çalışanlarımızın, tahriklere boyun eğmeden, kendi günlerini bayram havasında kutlayacaklarına inanıyor; ben de tüm çalışanların Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" dedi.

İstanbul'da OHAL görüntüleri

İşçi Bayramı'nı Taksim'de kutlamak için Okmeydanı, Beşiktaş ve Şişli kitle toplanmaya devam ediyor. Gezi Parkı ve Taksim'de çıkan tüm caddeler kapatılırken, Beyoğlu, Beşiktaş ve Şişli ilçelerinde hemen hemen her sokakta zırhlı araç ve çevik kuvvet polisleri var.

1 Mayıs İşçi Bayramı'nı Taksim'de kutlamak için bir çok koldan yurttaşlar toplanmaya başlarken, polis birçok semti ablukaya aldı.

Taksim Meydanı'na çıkan önemli caddelerden Tarlabaşı, araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Polis, Tarlabaşı'na çıkan tüm ara sokaklara polis bariyerleri yerleştirdi. Caddede aralıklarla polisler konuşlandırıldı. Sabah saatlerinde itibaren Gezi Parkı'nda polis barikatı ile yurttaşlara kapatıldı. Meydanda bulunan anıtın çevresi ise polis barikatlarıyla örüldü.

Beşiktaş Meydanı'nda toplanan yaklaşık 200 kişilik grup ise Taksim'e yürümek istedi. Polis kitlenin önüne keserek, "1 Mayıs alanı Yenikapı ancak oraya gidebilirsiniz, Taksim'e çıkarmayız" dedi. Kitle bunun üzerine "1 Mayıs kızıldır kızıl kalacak" sloganlarıyla polis barikatına yöneldi. Polisle kitle arasında süren görüşmelerde bir sonuç çıkmadı. Beşiktaş'ta Barbaros Bulvarı'ndan itibaren trafik kapalı.

Şişli'de DİSK Genel Merkezi önünde işçiler toplanmaya devam ediyor. Sabah saatlerinde en işlek caddelerden olan Mecidiyeköy Büyükdere Caddesi trafiğe kapatıldı, Trump Tower önünde polis yığınak yaptı.

Okmeydanı Örnektepe'de 1 Mayıs'ta Taksim'e yürümek isteyen gruplar toplanmaya başlarken, semtin bir çok noktasında siyah sırt çantalı sivil polislerin yoğunluğu dikkat çekiyor. Okmeydanı'da kitlenin mahalleden çıkışına izin verilmiyor. Şark Kahvesi durağı önünde polisin zırhlı araçlarla bekleyişi sürerken, caddeye çıkmaya çalışan bazı gruplara gaz bombaları ile müdahale edildi. Kısa süreli çatışmanın ardından olaylar sona erdi.

Beşiktaş'ta iki gözaltı
Beşiktaş'ta toplanan gruplarla polis arasında yaşanan arbedede iki kişi gözaltına alındı.

1 Mayıs kutlamaları için Beşiktaş'ta toplanan gruplarla polis arasında kısa süreli arbede yaşandı. Polis Barbaros Bulvarı girişinde bulunan CHP otobüsünü çekmek istedi. Bunun üzerine olay yerine CHP İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı ve bir grup partili geldi. Polisler CHP'liler arasında kısa süreli arbede yaşandı. Otobüsün çekilmesini engel olmak isteyen 2 kişi gözaltına alındı. CHP otobüsü polis tarafından çekilirken, grupların bekleyişi sürüyor.

DİSK önünde polis ablukasında bekleyiş
İşçi Bayramı'nı kutlamak için Taksim'e yürümek için DİSK önünde geceden itibaren toplanan işçiler, polisin sendika binasına çıkan yollara kurduğu barikatları kaldırdı. DİSK'e çıkan tüm sokaklarda zırhlı polis araçları gözlenirken, sendika önünde halay çeken işçilerin bekleyişi sürüyor.

İstanbul Valiliği'nin Taksim'i 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarına kapatmasının ardından, Taksim'de kutlama için DİSK binası önünde işçiler gece saatlerinde itibaren toplanmaya başladı. Sendika binasına "Yaşasın 1 Mayıs" pankartı asıldı. Polisin dün akşam saatlerinden itibaren DİSK'in Şişli'de bulunan merkez binasına çıkan bütün sokaklarda kurduğu polis barikatı işçiler tarafından tek tek kaldırılıyor. İşçiler yer yer halay çekerek yer yer ise kaldırdıkları polis barikatını yatak yapıp dinleniyor.

İstanbul'a havadan denizden polis taşınıyor
Taksim'in 1 Mayıs'ın yasaklanmasının ardından meydana polis bariyerleriyle çevrilirken, çevre illerden polis takviyesi ise gece boyu sürdü. Uçaklar ve feribotlarla İstanbul'a polis taşınıyor.

İstanbul'da Taksim'in 1 Mayıs'a yasaklanmasının ardından kente adeta polis akını yaşanıyor. Polisler, Atatürk Havalimanı Emniyet Şube Müdürlüğü yanında bulunan kapıdan çıkış yaptı. Samsun, Erzurum, İzmir, Adana, Kars ve Van'dan kalkan uçaklarla havalimanına gelen polis ekipleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait otobüslerle Beyoğlu ve Şişli ilçelerine götürüldü.

Polislerin gece boyu deniz ulaşımı ilede İstanbul'da gelişi sürüyor. Yalova-İzmit arasıda sefer yapan Eskihisar-Topçular arabalı feribotunda ise çok sayıda çevik kuvvet polisi, bir akrep ve bir TOMA aracı dikkat çekti. Eskihisar'da inen polislerin araçlarla İstanbul'da doğru yola çıktıkları görüldü.

1 Mayıs Komitesi: Yasaklara karşı Taksim'deyiz

DİSK, KESK, TTB ve TMMOB'dan oluşan 1 Mayıs Komitesi, İstanbul Valiliği'nin Taksim Meydanı yasağına ilişkin soyut istihbari bilgileri gerekçe göstermesine karşı "Akıldışı ve hukuk dışı yasağa karşı Taksim'deyiz" dedi.

İstanbul'da DİSK, KESK, TTB ve TMMOB'dan oluşan 1 Mayıs Komitesi, İstanbul Valiliği'nden yapılan resmi açıklamayla kesinleşen Taksim yasağına rağmen, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ve 60'ın üzerinde siyasi parti ve platformla birlikte 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlayacaklarını açıkladı. DİSK Genel Merkezi'nde düzenlenen toplantı sonrası 1 Mayıs Komitesi tarafından yapılan açıklamada, Valiliğin yasağa dair sunduğu "İlgili istihbarat birimlerinde, yasadışı terör örgütlerinin ve uzantısı olan grupların güvenlik görevlilerine karşı şiddete başvuracaklarına dair bilgiler mevcuttur" gerekçesine tepki gösterilerek, "Akıldışı ve hukuk dışı yasağa karşı Taksim'deyiz. 1 Mayıs günü her yol Taksim'e çıkacak; emek, eşitlik, özgürlük, adalet, barış için mücadelemiz devam edecektir. Her yer Taksim, her yer direniş, her yer 1 Mayıs" açıklaması yapıldı.

Hakkari Valiliği, Meskan Dağı'ndaki 1 Mayıs kutlamalarını yasakladı

Vali Necmettin Kalkan, ildeki sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin öncülüğünde kent merkezine 60 kilometre uzaklıkta bulunan Meskan Dağı'nda yapılmak istenen 1 Mayıs işçi bayramı kutlamalarını, yasakladı.

Hakkari'ye 60 kilometre uzaklıkta bulunan 2 bin 600 rakımlı Meskan Dağı'nda karakol ve askeri operasyonlara karşı BDP'liler tarafından 15 gündür kurulan barış çadırındaki eylemler devam ederken, Hakkari'de 42 sivil toplum kuruluşunun içerisinde yer aldığı Emek ve Demokrasi Platformu 1 Mayıs işçi bayramı kutlamalarını Meskan Dağı'nda yapılacağını duyurdu.

Hakkari il Özel idaresi Genel Sekreterliği'ndeki Türk-İş sendikasında bir araya gelen İHD Hakkari Şube Başkanı İsmail Akbulut, KESK Hakkari Şubesi Dönem Sözcüsü Süleyman Aşkan, Büro Emekçileri Sendikası (BES) Hakkari Şube Başkanı Emel Atay Akbaş'ın katıldığı toplantıda konuşan Türk İş Hakkari il Temsilcisi Seyfullah Akın, işçiler ve STK'lar olarak Hakkari'deki 1 Mayıs kutlamalarını Meskan Dağı'nda yapacaklarını söyledi. Akın, şöyle dedi:

"Başlatılan barış süreci ile birlikte yaklaşık 1.5 yıldır dağlarda kan akmıyor. Bu sürecin sekteye uğramaması için dağlarda yapılan karakol ve askeri operasyonlardan vazgeçilmesini istiyoruz. Bu anlamda 1 Mayıs işçi bayramını Meskan dağında kutlayacağız."

Basın açıklaması ardından STK'lar Hakkari Belediye Başkanı Dilek Hatipoğlu ile birlikte kent merkezindeki esnaflara broşörler dağıtarak Meskan Dağı'ndaki 1 Mayıs kutlamalarına davet etti.

Hakkari Valisi Necmettin Kalkan ise, Meskan Dağı'nın Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na aykırı olduğunu ve orada güvenliği sağlanmanın zor olacağı için STK'lar öncülüğünde yarın Meskan dağında kutlanması planlanan 1 Mayıs etkinliğini güvenlik gerekçesiyle yasakladıklarını söyledi.

Ceylan Önkol soruşturmasında failler tespit edilemedi

Lice İlçesi'nde 2009 yılında hayvanlarını otlattığı sırada havan mermisi isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren 12 yaşındaki Ceylan Önkol'un soruşturma dosyasında, faillerin tespit edilmemesi nedeniyle 'Daimi arama kararı' verildi.

İHD Genel Başkan Yardımcısı ve ailenin avukatı Serdar Çelebi, bu kararı 'Hukuki garabet' olarak nitelendirirken, "Savcı, failleri bulamadığını söylüyor ama, olayın 'Taksirle ölüme neden olmak' olduğunu belirtmiş. Bu karar ile zaman aşımı süresini 30 yıldan 15 yıla indirmiş" dedi.

Lice'ye bağlı Şenlik Köyü'nde 28 Eylül 2009 tarihinde hayvanlarını otlattığı sırada havan mermisi ile öldürülen Ceylan Önkol ile ilgili soruşturmayı yürüten Lice Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyadaki kanıt ve raporların, faillerin tespiti için yetersiz olduğuna kanaat getirerek, dosya için 'Daimi arama kararı' verdi.

Savcılık kararında, havan mermisinin Tapantepe Taburu'ndan atıldığı yönündeki tanık ifadeleri, otopsi tutanağı, ekspertiz raporları, olay yeri tutanakları, bilirkişi raporlarına istinaden faillerin tespitinin mümkün olmadığı gerekçesi ile bu kararı verdiğini bildirdi.

Başsavcılık kararında, olayın kasten işlendiğine dair yeterli delil elde edilmediğini ve bu haliyle olayın 'Taksirle ölüme neden olma suçu' olarak kabul edildiğini aldığı karar kapsamında zaman aşımı süresinin sonuna kadar faillerin aranmasını ve kimlik tespitinin yapılması ile 'Düzenli olarak yılda bir kez' kolluk kuvvetlerinin savcılığa bilgi vermesini istendi.

"FAİL BULMADAN TAKSİRLE OLDUĞUNU NEREDEN BİLİYOR?"
İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Önkol ailesinin avukatı Serdar Çelebi, bir savcının faillere ulaşmak için kanıt bulunamadığını söylemesinin anlamsız olduğunu ifade ederken şöyle dedi: "Arkasında devlet var ama kendisi 'Fail tespiti' için 'Delil bulunamadı' diyor. Cumhuriyet savcısı delil bulamıyorsa biz mi bulacağız? Olayın 'Taksirle adam öldürmek' olacağını belirtip zaman aşımını süresini 30 yıldan 15 yıla indirmiş. Eğer faile ulaşmamış ise, olayın taksirle ölüme neden olmak olduğunu sayın savcı nereden biliyor? Bu 'hukuki bir garabettir.' Faillerin bulunması için her yıl kolluk kuvvetinin kendisine yazı yazmasını istiyor. Olay olduğunda olay yerine gidemeyen kolluk kuvveti, nasıl kendisine 'Faili bulduk' diye yazı yazacak merak ediyorum."

Avukat Serdar Çelebi, bu tür olaylarda etkin soruşturma yürütülemeyeceğini bildikleri için daha önce olayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşıdıklarını, savcılığın aldığı bu karar ile olayı AİHM'e taşımalarının yerinde olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını savundu. Çelebi, "Savcılığın aldığı daimi arama kararını AİHM'deki dosyaya gönderdik. AİHM'den ciddi bir ihlal kararının çıkmasını bekliyoruz" diye konuştu.

Taksim ulaşıma da kapatıldı

İstanbul Valiliği'nin 1 Mayıs için Taksim yasağını resmi olarak açıklamasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi de, yarın Anadolu yakasından Avrupa yakasına metrobüs seferlerinin yapılmayacağını, Karaköy, Eminönü, Sirkeci ve Beşiktaş vapur iskelelerinin de kapatılacağını açıkladı.

İstanbul Valiliği'nin 1 Mayıs için Taksim yasağını resmi olarak açıklamasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi de ulaşım noktasında yarın devreye sokulacak yasakları açıkladı. Yasaklar kapsamında yarın Anadolu yakasından Avrupa yakasına metrobüs seferleri yapılmayacak. Metrobüs hattında sadece Beylikdüzü-Topkapı seferleri yapılacak.

Yasaklar kapsamında deniz ulaşımında da birçok vapur seferi iptal edildi. Yarın Karaköy, Eminönü, Sirkeci ve Beşiktaş iskeleleri kapalı olacak. Ayrıca Kabataş-Taksim finüküler seferleri de durdurulacak. Sabah saat 06.00'dan itibaren de Yenikapı-Taksim-Hacıosman metrosunun Yenikapı-Şişhane-Taksim istasyonları hizmet vermeyecek. Bağcılar-Kabataş tramvay hattı da sadece Topkapı'ya kadar çalışacak.

Gençlerbirliği futbolcusu Deniz Naki’den ırkçılığa yanıt

Gençlerbirliği forması giyen futbolcu Deniz Naki, kendisine yönelen ayrımcı ve ırkçı sözler karşısında sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı.

İspanya’da Barcelona’lı futbolcu Daniel Alves’e yapılan ırkçılık tüm dünyada tartışılırken, Türkiye’de de benzer bir durum Gençlerbirliğinde forma giyen futbolcu Deniz Naki’nin başına geldi. Özellikle kolunda ‘Dersim 62′ dövmesi bulunduğu için sık sık “Kürt müsün, Türk müsün, Alevi misin?” gibi sorularla karşılaştığını belirten Deniz Naki, sosyal medya hesabından konuyla ilgili bir açıklama yaptı.

‘Dersim 62′ dövmesi için “Ben Dersim doğumluğum, bunu politikacılar gibi çıkar elde etmek için söylemiyorum” ifadesini kullanan Naki, bir dönem de muhalif kimliğiyle tanınan Almanya’nın St. Pauli ekibinde forma giymişti. İşte Naki’nin açıklaması:

Merhaba Arkadaşlar,

Son zamanlarda özellikle politik konularda birçok mesaj alıyorum. Benim Türk mü, Kürt mü, Alevi mi sünni mi olduğum yönünde sorular. Neden “Dersim” dövmem var ama “Tunceli” değil gibi…

Bu mesajlardan artık kafama ağrılar girmeye başladı. Bundan sonra herkes benim ne düşündüğümü ve kim olduğumu bilsin diye bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Ben Dersim doğumluyum, Tunceli değil. Bunu politikacılar gibi çıkar elde etmek için söylemiyorum, bunu söylemekten başka bir seçenek göremiyorum önümde. Bu aynı zamanda yaptırdığım dövmenin nedenidir.

Aleviyim. Bunu ırkçı bir anlamda söylemiyorum, sadece birçok insan sorduğu için yanıtlıyorum. Ve bunun %100 arkasındayım.

Kimsenin beni yanlış anlamasını istemem. Diğer milletlere karşı herhangi bir önyargım yok ve tüm dinleri saygıyla karşılıyorum.

Bu konu hakkında artık daha fazla aptalca yorumlar görmeyeceğimi umuyorum. Çünkü tartışma yaratmak için yazmıyorum bunları.

Olduğum gibi bir insan olarak kabul görürüm veya görmem. Bu insanların kararıdır. Ben saygı gördüğüm ölçüde tüm insanları kökeni ne olursa olsun, olduğu gibi kabul ederim. Birbirimizi anlamak için aynı dili konuşmamıza gerek yok. Çünkü hüzün, gözyaşı ve kaderin ne bir dili, ne de rengi vardır. İnsan insandır.

En iyi dileklerimle.”

HDP kazancı yokuşunda anma yaptı

HDP ve Halkların Demokratik Kongresi bileşenleri, 1 Mayıs 1977'de yaşamını yitirenleri Kazancı yokuşuna karanfil bırakarak andı. HDP Genel Başkanı Ertuğrul Kürkçü, 1 Mayıs 1977'de kaybettiklerini anmak için bugün burada olduklarını, yarın da 1 Mayıs alanı olarak Taksim Meydanı'nda olacaklarını söyledi.

HDP ve Halkların Demokratik Kongresi bileşenleri, 1 Mayıs 1977'de yaşamını yitirenleri Kazancı yokuşunda düzenlediği anma etkinliği ile andı. Anma etkinliğine HDP Eş Genel Başkanları Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü, HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Başkanı Tuncay Yılmaz, BDP İstanbul İl Eş Başkanı Emrullah Bingül’ün yanı sıra çok sayıda kurum ve siyasi parti temsilcisi katıldı. Anma etkinliğinde kısa bir konuşma yapan HDP Eş Genel Başkanı Ertuğrul Kürkçü, 1 Mayıs 1977'de kaybettiklerini anmak için bugün burada olduklarını belirterek, yarın da 1 Mayıs alanı olarak Taksim Meydanı'nda olacaklarını söyledi.

1 Mayıs 1977 yaşanan katliamın halkların hafızasından silinmediğine dikkat çeken Kürkçü, hükümetin geçen yıl, "inşaat var" gerekçesi ile Taksim Meydanı'ndaki kutlamalarına izin vermediğini hatırlattı.

"Bu sene inşaat bitti, bir tehlike yok" diyerek konuşmasını sürdüren Kürkçü, "Taksim'i halklara, emekçilere, kapatma kararına dair bir yasa ne AİHM kararlarında ne de Anayasa'da var. Buradaki asıl amaç 1 Mayıs'ı halklarla paylaşmanın önünü kapatmaktır. Halklar Taksim yasağına 'baş üstüne' demeyecekler. 1 Mayıs'ta tüm emekçiler, ezilenler Taksim Meydanı'nda olacak" dedi.

Hükümete de seslenen Kürkçü, AKP'nin halklarla inatlaştığını belirterek, "Bu inatlaşma ne AKP'ye ne de halklara yarar. Özür dilemek, karardan geri adım atmak, hükümetleri küçültmez. Hükümetler kararlarından geri adım atabilir. Hükümet de 1 Mayıs'a saatler kala bu kararından vazgeçebilir. Özür dilemek, geri adım atmak hükümete bir şey kaybettirmez" diye konuştu.

Kürkçü'nün açıklamasının ardından 1 Mayıs 1977'de yaşamını kaybedenleri anmak için Kazancı Yokuşu'na 34 karanfil bırakıldı.

"Yasak akıl ve hukuk dışıdır!"

1 Mayıs Komitesi son gelişmeleri değerlendirdiği bir basın toplantısı yaptı...

DİSK, KESK, TMMOB, TTB'nin oluşturduğu 1 Mayıs Komitesi, 1 Mayıs kutlamalarıyla ilgili son gelişmeleri değerlendirdiği basın toplantısı ile 1 Mayıs'ta Taksim'de olacağını bir kez daha yineledi.

Saat 11:00'de DİSK Genel Merkezi'nde yapılan toplantı, İstanbul Valisi Mutlu'nun dün akşam ve bugün yaptığı açıklamalara değinilerek, "Yaşasın 1 Mayıs!", "1 Mayıs'ta 1 Mayıs alanındayız!" sloganları ile açıldı.

Komite adına DİSK Genel Başkanı Kani Beko'nun konuştuğu toplantı, yarın tüm illerde kutlanacak işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele, dayanışma günü olan 1 Mayıs'ın kutlanması ile başladı. Konuşmasına, "Hükümetin uyguladığı akıl ve hukuk dışı yasaklara karşı biz yarın, 1 Mayıs'ta Taksim'de olacağız!" sözleri ile devam eden Beko, hükümetin 1 Mayıs'a bir gün kala sıkıyönetim uygulamalarını devreye soktuğuna değinerek, Taksim'in "Hala açıklanmayan gerekçelerle yasaklanmaya devam ettiğini" vurguladı.

"Uluslararası mahkeme kararlarına uymamak akıl dışıdır" diyen Beko, bugüne kadar iktidarın yasakçı zihniyetine destek verenlerin hakaretlerine uğradıklarını, hatta bir devlet yetkilisinin provokasyonlardan bahsederek '77 Kanlı 1 Mayısı'nı hatırlatıp işi tehdide vardırdığının altını çizdi.  

Bu tehditlerin devam ettiğini belirten Beko sözlerine, "Bizim çağrımız işçi, emekçi, emekten yana olan tüm dostlarımızadır. TOMA'lara , silahlara karşı; karanfillerle, el ele, dayanışma ile Taksim Meydanı'na, 1 Mayıs kutlamalarına katılmaya çağırıyoruz" şeklinde devam etti.

"1 Mayıs 'ta iktidara Türkiye'nin artık eski Türkiye olmadığını hatırlatmak için, emek, özgürlük, barış için her yol Taksim'e çıkacaktır. AİHM Mahkemesine taraf olan bir ülke olarak İçişleri Bakanını, İstanbul Valisini ve Başbakan'ı AİHM Mahkemesi'nin karalarına uymaya davet ediyoruz" ifadelerini kullanan Beko, bir gazetecinin sorduğu "Bazı grupların Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs kutlanması için polise saldırmak amacıyla hazırlıklar yaptığına dair bilgiler dolaşıyor . Bu konuda neler söyleyeceksiniz?" sorusu üzerine; "2010-2011-2012 'deki Taksim 1 Mayıs kutlamalarında olduğu gibi kimsenin burnu kanamasın istiyoruz, polis müdahale etmediği sürece bu görüntüler de yaşanmayacaktır. Yeter ki polis müdahale etmesin" ifadesini kullandı .

Beko ayrıca, "'77 1 Mayısı ile Gezi Direnişi'nde yitirdiklerimiz için 1 Mayıs'ta Taksim Meydanı'ndayız!" ifadesini kullandı . 

Basın toplantısı Beko'nun açıklamalarından sonra sona erdi.

İstanbul 1 Mayıs’ında buluşma noktalarına nasıl ulaşırım?

1 Mayıs günü İstanbul’da birçok cadde, sokak  kapatılacak ve toplu ulaşım araçları halka kullandırılmayacak. 1 Mayıs’a katılmak için Taksim’e gelmek isteyenleri engellemeye dönük bu önlemleri nasıl aşabiliriz? Haberimizin yayımlandığı saatteki önlemlere ilişkin notlarımız aşağıda, gelen bilgilere göre güncellenecek.

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu dün gece (29 Nisan) açıklama yaparak hangi yollar ve toplu ulaşım araçlarının İstanbulluların kullanımına açık olacağını ilan etti. 

Avrupa yakasındaki vapur iskeleleri ve metrolar çalışmazken, otobüsler belirli noktalara kadar hizmet verecek. Hava durumu ise gazla karışık parçalı bulutlu görünüyor. 1 Mayıs’a gidecek olanlara tavsiyemiz, talcidiniz, maskeniz ve baretinizi yanınıza almanızdır. Sendika.Org olarak çeşitli kaynaklardan da yararlanarak sizler için İstanbul 1 Mayıs’ı buluşma noktalarına ulaşmanız için bir yönerge hazırladık. Herkese iyi direnişler…

Nasıl ulaşırım?
1 Mayıs günü Şişli veya Beşiktaş’ta bulunan buluşma noktalarına ulaşmak için iki tercihiniz var. Ya belediyenin otobüs, metrobüs veya metro gibi olanaklarıyla ya da kurumların İstanbul’un bir çok noktasından kaldırdığı otobüslerle toplu halde gidebilirsiniz.

1 Mayıs günü vapur iskeleleri kapalı. Anadolu Yakası’ndan Mecidiyeköy’e metrobüs çalışmayacak. Anadolu yakasından buluşma noktalarına gelmek isteyenler otobüslerle gelerek Zincirlikuyu’dan Beşiktaş’a veya Mecidiyeköy’den Şişli’ye yürüyebilirler.

Hacıosman-Yenikapı metrosu güzergahında oturanlar için metronun nereye kadar çalışacağına dair kesin bir bilgi bulunmazken, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi Mecidiyeköy veya Gayrettepe’ye kadar çalışması durumunda bu noktalardan araç bulunamazsa yürünebilir.

Sahil yolu açık
Halaskargazi, Gümüşsuyu, Abide-i Hürriyet gibi caddeler 1 Mayıs günü araç trafiğine kapatıldı. Ancak Sarıyer-Kabataş sahil yolu ve Maslak- Beşiktaş yolunun kapalı olduğuna dair henüz bir bilgi yok, bu nedenle bu güzergahlarda oturanlar otobüslerle Beşiktaş’a rahatlıkla ulaşabilir. Geçtiğimiz yıl sabahın erken saatlerinde açık olan bu yollar olası bir polis saldırısı durumunda sahil yolu Beşiktaş Meydanı’ndan, Maslak yolu ise Yıldız’dan itibaren trafiğe kapalı oluyor. 2013 yılında ilerleyen saatlerde Beşiktaş’a gelenler Balmumcu’dan itibaren yürümeye çalışmışlardı.

Şişli’deki buluşmaya karayolu ile gelmek isteyenler, valilik metrobüs hakkında herhangi bir açıklama yapmadığından, metrobüsü kullanabilirler. Raylı ulaşım için ise Mecidiyeköy metrosunun kapanması durumunda metrobüsün de bu durağı kapatılabilir. Böyle bir durumla karşılaşırsanız, Çağlayan durağında inerek Okmeydanı üzerinden Şişli’ye yürüyebilirsiniz.

Direniş bölgesinde oturanlar
Şişli, Beşiktaş, Mecidiyeköy, Taksim, Nişantaşı ve civarında oturan ve buluşma noktalarına ulaşabilen direnişçiler Politeknik.org.tr adresinden aldığımız harita mühendislerinin hazırladığı krokiyi kullanabilirler.

*Haritayı ayrıntılı incelemek için tıklayınız;  https://a.tiles.mapbox.com/v3/direnharita.i36em79n/page.html?secure=1#14/41.0459/28.9864

Taksim’de 1 Mayısı kutlamaya çalışanların 2 ana güzergahı olacak. Bunlar kırmızı renkli Beşiktaş-Taksim güzergahı ve Lacivert renkle gösterilen Şişli-Taksim.

Kaynak: Sendika.Org

Penguen'den

Leman'dan

Son sözleriyle İşçi Sınıfına ve davasına bağlı kaldılar

Amerika’da giderek yükselen işçi sınıfı mücadelesinin 1 Mayıs 1886’da ulaştığı düzey, burjuva sınıfında panik yarattı. İşçi hareketi provokasyonlar ve şiddet yoluyla bastırılmaya çalışıldı, devlet terörü iyice yoğunlaştırıldı. 1 Mayıs’ı takip eden günlerde polisin yoğun saldırıları yaşandı. 3 Mayıs günü işçilerin düzenlediği bir gösteriye saldıran polis bir göstericiyi katletti.

Ancak işçiler bilenen öfkelerini ertesi gün daha kitlesel ve güçlü bir protesto gösterisiyle ortaya koydular. Haymarket Alanı’nda yağmura rağmen binlerce işçinin katıldığı bir miting gerçekleştirildi. Mitingin dağılmasına az bir zaman kala bir patlama sesi duyuldu. Dağılmaya başlayan kitleye saldırmaya hazırlanan polis taburunun önüne bir bomba düşmüştü. Bu devletin düzenlediği açık bir provokasyondu. Gözü dönmüş polisler gösterici kitlenin üzerine rastgele kurşun sıktılar. Alan kan gölüne dönmüştü.

Bu olayın ardından çok sayıda sendikacı ve işçi önderi tutuklandı. Düzmece iddialara dayanan bir fezleke hazırlandı. Verilen siyasi karar sonucu birçok işçi ağır cezalara çarptırıldı. Albert Persons, Adolph Fischer, George Engel ve August Spies isimli 4 işçi önderi ise idama mahkum edildi. Bu karar 11 Kasım 1887’de infaz edildi. Louis Lingg ise idamına birkaç gün kala yüzünün yarısı patlayıcılarla yokedilmiş bir halde hücresinde ölü bulundu.

***
August Spies, Adolf Fischer, Louis Lingg, Albert Parsons, George Engel, Samuel Fielden, Michael Schwab ve Oscar Neebe’nin mahkeme önündeki son sözleri:

August Spies: “Öyle bir zaman gelecek ki; bizim suskunluğumuz, sizin bugün ipe çektiğiniz seslerden daha güçlü olacaktır!”

“(...) Bu mahkemenin önünde ve devletin temsil etmesi gereken halkın önünde, Eyalet Başsavcısını ve Chicago Polis Müdürünü uydurma bir dava tezgahlamakla suçluyorum...”

Fischer: “(...) Ölüme mahkum edilmemi protesto ediyorum, çünkü cinayet işlemedim. Ancak fikirlerimden dolayı öleceksem, bir sözüm yok...”

Lingg: “(...) Sizi tanımıyorum! Sizin yasalarınızı, nizamınızı, kuvvete dayanan yetkinizi tanımıyorum! Bu yüzden asın beni!”

Parsons: “(...) Bu ülkenin yasalarına karşı gelmedim. Ne ben, ne de arkadaşlarım Amerikan vatandaşlarının herhangi bir yasal hakkını ihlal etmedik. Konuşma özgürlüğüne, basın özgürlüğüne, toplanma özgürlüğüne tecavüz edilmeyeceği hakkını savunuyoruz. Anayasanın tanıdığı öz savunma hakkını savunuyoruz; ve Amerikan halkının çok pahalıya kazandığı bu haklarının ellerinden alınmasına karşı çıkıyoruz. Ama iddia makamı, yedi adama ölüm cezası istemekle zaferi kazandığını sanıyor (...)”

Engel: “Hakları yalnız imtiyazlı olanlara göre ayarlayan ve işçilere hiç hak tanımayan hükümete karşı kim saygı duyabilir? Böyle bir hükümete saygım yok benim...”

Fielden: “(...) Bir yanım var ki, öldüremezsiniz...”

Schwab: “(...) İdealimizin bu yıl, ya da gelecek yıl gerçekleşmeyeceğini biliyorum, ama mümkün olduğu kadar yakın bir gelecekte, ileriki bir yılda gerçekleşeceğini biliyorum.”

Oscar Neebe: (*) “Evet, işlediğim suçlar şunlar: Evimde bir tabanca ve pankartlar bulundu. İşçi sendikaları örgütledim. İş saatinin azaltılmasından, işçilerin eğitilmesinden ve işçi gazetesinin yeniden çıkartılmasından yanaydım. Bomba atma olayı ile ilişkim olduğunu, ya da bombanın yanında, yakınında olduğumu gösterecek hiçbir delil yok. Çok üzgünüm, sayın yargıç -yani, mümkünse yapabilirseniz yapmanızı rica edeceğim- yani beni asmanızı; çünkü yavaş yavaş ölmektense, ansızın öldürülmek daha şereflidir. Ailem, çocuklarım var; mezara gidip önüne diz çökebilirler; ama hapishaneye gidip hiç işlemediği bir suçtan dolayı mahkum edilen babalarını göremezler. Söyleyeceklerim bu kadar. Arkadaşlarımla birlikte asılamayacağıma üzgünüm.”

(*) 15 yıl cezaya çarptırılan ve olayla bir ilgisi bulunmayan bir militan işçi.

Hak-İş'ten mehter, konser ve çekilişli 1 Mayıs!

Hak-İş, 1 Mayıs’ı merkezi olarak Kayseri’de kutlayacak. Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde, Hak-İş’in örgütlü olduğu fabrikalarda sözleşmeler nedeniyle işçiler sendikalarına tepkili. Hak-İş’in en çok üyesinin olduğu Boydak grubunda ise, hükümet ve Boydak grubu arasındaki çekişmeden ötürü, patron ve Cemaat destekli kurulan Pak-İş sendikasının üye yapacağı ve işçileri topluca Hak-İş’ten ayıracağı söylentileri dolaşıyor. Her iki tutuma da tepki gösteren işçilerden de e-devlet şifreleri ile kendi kendilerine DİSK’e üye olanlar var. Birçok işçi Hak-İş’in işçiler üzerindeki etkisinin azaldığını ve kan kaybettiğini düşünüyor.  Hal böyle olunca, 20 ilden Kayseri’ye işçi taşıyacak olan Hak-İş’in Kayseri’deki üyelerini 1 Mayıs’a katması zor görünüyor.

Konu ile ilgili gazetemize konuşan Hak-İş İl Temsilcisi ve Hizmet-İş Kayseri Şube Başkanı Halil Özdemir, işçilerin katılımını artırmak için yeni yöntemler deneyeceklerini söyledi. Bu yöntemlerden en ilginci etkinliğe katılacak işçilerden 50’sine çekilişle Alanya’da tatil hediyesi verilmesi! Şimdi Kayseri OSB’de Hak-İş’e bağlı sendikaların işyeri temsilcileri bu kampanyayı duyurarak üyelerini Hak-İş’in etkinliğine çağırıyor. Sözleşme dönemlerinde en çok tepki çeken Öz Ağaç-İş ise 1 Mayıs akşamında ücretsiz Orhan Hakalmaz konseri düzenleyerek, hâlâ işçiler üzerinde etkisi olduğunu göstermeye çalışacak.

‘KAYSERİ DE BİR TAKSİM’DİR’
Öte yandan Hak-İş, Kayseri’de 2 ayrı 1 Mayıs mitingi yapılmasına sebep oldu. Üyelerine ve Kayseri kamuoyuna çağrı yaparken, ‘olaysız kutlama’ vurgusu öne çıkıyor. Hak-İş dışındaki tüm kutlamalar ‘olaylı’, esnafa zarar veren kutlamalar olarak anlatılıyor. Vurgulardan bir diğeri ise Hak-İş’in bildirisinde de geçen ‘Rabia’ vurgusu. 1 Mayıs çağrı bildirisinde Hak-İş, Mısır’daki idamlara özel olarak değiniyor.

‘TAKSİM’DE YASAĞA KARŞIYIZ AMA...’
Referandum döneminde yapılan ortak kutlamaları ve hükümetin Taksim yasağını sorduğumuz Hak-İş İl Temsilcisi Halil Özdemir, hem yasaklara karşı olduklarını hem de yasak olmasına rağmen Taksim’de ısrar etmeye karşı olduklarını söyleyerek geçiştiriyor ve özellikle Taksim’e çıkan sendika ve siyasi partilere yakın bir sloganla tamamlıyor bu tutumunu: Her yer Taksim!  Özdemir, “Bizim için Kayseri de bir Taksim’dir. Yasağa karşıyız ama Taksim olmazsa olmazımız değil” diyor.  Etkinliklerine dair bilgi de veren Özdemir, “olaysız ve kavgasız” bir kutlama yapacaklarının altını çizerek, 1 Mayıs metninin okunacağını, genel başkanın konuşma yapacağını, mehter takımı, Kayseri ozanları ve folklor ekiplerinin gösteri yapacağını söylüyor.

BİRLEŞTİRME ÇABALARI SONUÇSUZ KALDI
İkinci mitingin tertip komitesi ise KESK, DİSK ve Türk-İş’e bağlı TÜMTİS oluşturuyor. Yıllardır Kayseri’de 1 Mayıs’ın kutlanmasına öncülük eden bu grup, hem Hak-İş hem de Türk-İş’e çağrı yaptıklarını, referandum dönemindeyse 6 konfederasyonla ortak kutlama gerçekleştirdiklerini hatırlatıyor. Ancak çabaları sonuç vermemiş. “Memur-Sen Kayseri’deki üyelerini Diyarbakır’a, Türk-İş Ankara’ya çağırıyor. Hak-İş’in ise birleştirme gibi bir derdi yok” diyen KESK Dönem Sözcüsü ve SES Şube Başkanı Orhan Karakaya,  hangi sendikaya üye olursa olsun tüm Kayserili emekçilere bu tutumlara tepki olarak kendi kutlamalarına katılma çağrısı yapıyor.

SAAT 16’DA MİMARSİNAN OTOPARKI’NA
Özel olarak örgütsüz işçi ve emekçilere de seslenen bir çalışma yürüttüklerini ifade eden Karakaya, “1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’dür. Birliği bozan, mücadeleden ve dayanışmadan kaçan sendikalar her geçen gün emekçiler nezdindeki az olan itibarlarını yitirmeye devam ediyor. Sendika başkanları birleşmeye yanaşmasa da biz tabanda sağlayabildiğimiz en geniş birlikle 1 Mayıs’a katılacağız” diyor.

Hak-İş’in kutlaması saat 10.00’da başlayacak ve öğlene doğru bitmesi bekleniyor. Sendikaların ortak kutlaması ise saat 16.00’da Hak-İş ile aynı yerde yani Mimarsinan Otoparkı’nda gerçekleşecek. 16.00’daki kutlamaya 6 ayrı koldan yürüyüşle katılım sağlanacak. CHP, il binası önünden; Eğitim Sen ve BES Sivas Caddesi’nden; DİSK ve Hacı Bektaşi Veli Derneği Bankalar Caddesi’nden; Emek Partisi ve HDP bileşenleri Yoğunburç kavşağından, SES ve TÜMTİS Düvenönü’nden; Halkçı Gençlik Derneği ise eski Adliye binası önünden yürüyüş kolu oluşturacak.

Haber: Ümit Kartal / Evrensel

Kılıçdaroğlu'nu şikayet eden Bilal Erdoğan'mış!

Kemal Kılıçdaroğlu’nun isminin yer aldığı hakaret soruşturmasında şikayetçi kişinin Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan olduğu ortaya çıktı.
Kılıçdaroğlu dün İstanbul Cumhuriyet başsavcılığı tarafından şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmış ancak daha sonra bu çağrının ‘sehven’ yapıldığı açıklanmıştı. İlgili soruşturmada şikayetçi tarafın ise Başbakan'ın oğlu Bilal Erdoğan olduğu ortaya çıktı.

Valilikten şaşırtmayan 1 Mayıs açıklaması

İstanbul Valiliği 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmak istenmesiyle ilgili yazılı açıklama yaptı.

Açıklama şu şekilde:

“DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından Valiliğimize verilen 28.04.2014 tarihli dilekçeden; AİHM’nin 27.11.2012 tarih ve 39676/08 başvuru numaralı kararı ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 4. maddesi dayanak gösterilerek, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün 01 Mayıs 2014 Perşembe günü saat: 13.00′da Taksim Cumhuriyet Anıtına çelenk koymak, Kazancı Yokuşu başına karanfil bırakarak saygı duruşunda bulunmak ve Taksim Meydanı’nda kutlama yapılmak istendiği anlaşılmıştır.

Anayasamızın 34. maddesi ve AİHS’nin 11. maddesinde herkesin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahip olduğu ifade edilmiştir. Ancak bu maddelerde bazı sınırlamalardan da bahsedilmiştir. Bu maddelerde yer alan sınırlamaların esas, şart ve usullerinin belirlenmesi amacıyla da 2911 sayılı kanun yayımlanmıştır. Toplantı ve Gösteri haklarının kullanılabilmesi amacıyla ilimizde 2911 sayılı kanun hükümlerine istinaden Avrupa yakasında bir, Anadolu yakasında beş olmak üzere toplam altı tane alan tespit edilmiştir.”

“DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’ye verilen alan Yenikapı’dır”
“Avrupa yakasında tespit edilen toplantı alanı Yenikapı Toplantı ve Gösteri alanıdır ve DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’ye verilen alan burasıdır. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün anlam ve önemine yakışır etkinlikler için her türlü imkâna sahip olan bu alana Sahil Yolu ve Aksaray içinden karayolu ile gelen toplu taşıma araçlarının yanı sıra, Marmaray, İDO deniz ulaşımı ve Aksaray Metrosu ile ulaşılabildiğinden katılımcıların geliş ve gidişleri İstanbul trafiğini olumsuz yönde etkilemeyecektir. Ayrıca katılımcıların bu alana ulaşmaları için 300 adet otobüs Valiliğimiz tarafından İETT’den temin edilmiştir. Bu otobüsler ile katılımcı yoğunluğuna göre Anadolu ve Avrupa yakalarından talep edilen her noktadan, alana geliş ve gidişleri gün boyunca ücretsiz olarak sağlayacaklardır. Yenikapı’ya gelecek katılımcıların otopark ve diğer ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri her türlü imkân bu alanda bulunmaktadır. Yenikapı Toplantı ve Gösteri alanı konum itibariyle de düz bir alana sahip olması, etrafında fiziki engel olmaması, acil ve panik hallerinde katılımcıların tahliyesinde bir olumsuzluğa sebebiyet vermeyecektir.”

“Taksim Meydanı yüksek katılımlı toplantı ve gösterilere uygun değildir”
“Herhangi bir sebeple Taksim bölgesinde yapılacak bir toplantı ve gösterinin kontrol edilememesi halinde, katılımcıların ve bu alanda bulunan diğer insanların tahliyesinde ciddi zorluklar yaşanacağı, can ve mal güvenliğinin tehlikeye gireceği, dolayısıyla kamu düzeninin ciddi olarak bozulması sebebiyle kamu güvenliğinin sağlanması imkânsız bir hal alacaktır. Bu minvalde ilgili istihbarat birimlerinde, yasadışı terör örgütlerinin ve uzantısı olan grupların güvenlik görevlilerine karşı şiddete başvuracaklarına dair bilgiler mevcuttur. Bu durum, Taksim Meydanı ve çevresinde kamu düzeninin ve emniyetinin bozulmasının yanında vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerini ciddi şekilde tehlikeye düşürecek niteliktedir. Bu sebeplerle 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü için talep edilen kutlama alanının 2911 sayılı kanunun istisnalar başlıklı 4. maddesi kapsamında da verilmesi imkânı kalmamaktadır. Ayrıca Taksim Meydanı ve civarı konumu itibariyle yüksek katılımlı toplantı ve gösterilere uygun değildir. Taksim bölgesinde, araç ve yaya akışı çok yoğun olduğu gibi, turizm potansiyelinin çok yüksek ve turistik otellerin 24 saat faaliyet göstermesi sebebiyle bu bölgede yaşanabilecek olumsuzlukların ülke ekonomisi, turizm potansiyeli ve ülkemizin tanıtımını olumsuz olarak etkileyebileceği değerlendirilmektedir.”

“Bu meydanda yapılmasına izin verilmeyeceği ilgili STK’lara bildirilmiştir”
“Valiliğimize verilen dilekçede bahsedilen AİHM’nin 2012 tarih ve 39676/08 başvuru numaralı kararında; taraf devletlerin, sözleşmenin 11/2 maddesinde sayılan hususların varlığı halinde toplantı ve gösteri hakkına kanunla sınırlamalar getirilebileceğine yer verilmiştir. Buradan hareketle; 2911 sayılı kanun hükümleri kapsamında Valiliğimiz tarafından toplantı ve gösteri alanlarının belirlenmesi ve kutlamaların belirlenen yerlerde yapılmasının, barışçıl toplanma ve gösteri yapma hakkının özüne aykırı olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bütün bunlara ilaveten; 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’un 2. maddesi uyarınca, konfederasyonlar ve bağlı sendikalar, siyasi partiler, meslek odaları ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının bayram kutlaması amacıyla, Taksim Meydanı’nda çelenk koyma, basın açıklaması ve anma etkinliğinin sembolik katılımla yapılabileceği, ancak büyük ölçekteki kutlamaların bu meydanda yapılmasına izin verilmeyeceği ilgili STK’lara bildirilmiştir. Müracaatçı STK’ların bahsedilen alanda kutlamaları gerçekleştirerek, istihbari bilgiler doğrultusunda risk oluşacağı görülmekte olan Taksim Meydanı’ndan sarfınazar etmeleri ve emekçi kesime çağrıda bulunarak bu konuda alınmış olan kararlara göre hareket etmeleri ümit ve arzu edilmektedir. Bu vesile ile 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün huzur ve güven ortamı içinde kutlanması dileğiyle tüm işçi ve emekçilerimizin gününü tebrik ederiz. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur”

Kaynak: Cumhuriyet

Tüm yollar Taksim’e çıkıyor

Yarın milyonlarca emekçi, 1 Mayıs için alanları dolduracak. İstanbul’da ise emekçiler ve bütün muhalif kesimlerin adresi belli: Taksim Meydanı.

İktidar, emekçileri tehdit etmeyi sürdüredursun, emekçiler Taksim Meydanı’nda kararlı. Amed, 1 Mayıs’ı Dağkapı Meydanı’nda, Colemêrg ise Meskan Dağı’nda nöbet tutanlarla kutlayacak. Kadınlar da tüm halkı alanlara çağırdı

Bütün yollar Taksim’e çıkar!
1 Mayıs kutlamalarına bir gün kala iktidar işçi sınıfını ve halkları tehdit etmeye devam ederken, emekçiler kutlamaları Taksim Meydanı’nda yapmakta kararlı. Hükümetin Taksim Meydanı’nı “aç-kapa” oyunuyla keyfi olarak yasaklaması, bütün muhalefet cephesinde büyük tepki yarattı.  

İstanbul’da sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler, 1 Mayıs 1977 katliamında yaşamını yitirenleri anmak amacıyla Taksim Kazancı yokuşunda anma etkinliği düzenledi. Kazancı yokuşu etrafında polisin yoğun güvenlik önlem alması dikkat çekti. “Taksim alanı 1 Mayıs alanıdır”, “1 Mayıs 1977 katliamı gerçekleri araştırma ve adalet komisyonu kurulsun”, “1 Mayıs 1977 katliamı suçluları yargılansın” pankartlarının açıldığı anmada, 1 Mayıs 1977’de yaşamını yitirenlerin fotoğraflaı taşındı.

Anmada 78’liler Girişimi’nden Yunus Bircan, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Şamil Altan ve EHP Genel Başkanı Sibel Uzun “1 Mayıs’ta bizler şehitlerimiz için yine bu alanda olacağız” mesajı verirken, Kazancı yokuşuna karanfil bırakıldı.

PKK’den 1 Mayıs çağrısı
PKK, 1 Mayıs dünya emekçilerinin birlik, mücadele, dayanışma ve direniş gününü kutlayarak, haksızlık, sömürgecilik ve baskıcı düzene karşı 1 Mayıs’ta meydanlarda buluşmaya çağırdı. PKK Yürütme Komitesi, dünya emekçilerinin birlik, mücadele, dayanışma ve direniş günü olan 1 Mayıs’ı kutladı.

“Öncelikle hareketimizin yaratıcısı ve büyük emekçisi Önder Apo’nun 1 Mayıs’ını kutluyor, emeğin ve halkımızın özgürlük mücadelesinin bugüne gelmesindeki tarihsel emeklerinden dolayı saygıyla selamlıyoruz” denilen açıklamada, 1977 katliamında yaşamını yitirenler ve 27 Nisan’da yaşamını yitiren Orhan Yılmazkaya anıldı.

DTK’dan çağrı
Bu arada, 1 Mayıs’a ilişkin bir açıklama yayınlayan DTK da, “Bütün işçi-emekçileri, işsizleri, emeklileri, esnafları, kadınları, gençleri, onurlu ve direngen halkımızı, Amed Dağkapı meydanı başta olmak üzere Türkiye ve Kürdistan’ın her tarafında Newroz coşkusu ile alanlarda buluşmaya davet ediyoruz” dedi.

Her yerde eylem
1 Mayıs’a bir hafta kala kentlerdeki yürüyüş ve miting programları da belirlenmeye başlandı. Belli başlı merkezlerde durum şöyle:

İstanbul
İstanbul’da DİSK, KESK, TTB, TMMOB, Halkevleri, ÖDP, TKP, HDP, Öğrenci Kolektifleri, CHP, Devrimci 1 Mayıs Platformu’nun da aralarında bulunduğu ilerici emek örgütleri, sol ve sosyalist parti ve örgütler Taksim Meydanı’nda olacak. DİSK, HDP ve Devrimci 1 Mayıs Platformu Şişli kolunda; Halkevleri, ÖDP, TKP, CHP, EHP ise Beşiktaş kolunda yer alacak.

Ankara
Ankara’da geçtiğimiz bir yıl boyunca direnişin en önemli adresi Kızılay Meydanı 1 Mayıs için de adres gösterildi ve eylem saati 12.30 olarak duyuruldu. DİSK, KESK, TTB ve TMMOB’den oluşan 1 Mayıs Tertip Komitesi ise geleneksel olarak Sıhhiye Meydanı’nda ısrarcı oldu. Sıhhiye çağrısı yapanlar 10.00’da Gar’da buluşacak.

İzmir
Buluşma: 10.30 - Basmane Meydanı
Miting: Gündoğdu Meydanı

Adana
Buluşma: 15.00 - Mimar Sinan Kültür Parkı
Miting: Uğur Mumcu Meydanı

Ankara’da çağrı
KESK, DİSK, TMMOB ve TTB, 1 Mayıs’a katılım çağrısı yaptı. KESK, DİSK, TMMOB ve TTB, Ankara’daki 1 Mayıs kutlamasına ilişkin Güvenpark’ta basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “Yaşasın işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs” pankartı açılırken, sık sık “Taksim şehitleri ölümsüzdür”, “Faşizme inat alanlardayız”, “Yaşasın 1 Mayıs” sloganları atıldı. Emek güçleri adına ortak açıklamayı yapan KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İsmet Meydan, “Türkiye’de ve bütün dünyada emeğin, barışın ve kardeşliğin hüküm sürdüğü, sınıfsız ve sömürüsüz bir gelecek yaratmak için mücadelemize kararlılıkla, azimle, inançla devam edeceğimizi göstermek için 1 Mayıs Perşembe günü tüm emek ve demokrasi güçlerini, Ankara halkını, saat 11.00’da gar önünden başlayacak yürüyüşümüze ve mitingimize katılmaya davet ediyoruz” dedi.

1 Mayıs’ta Meskan Dağı’nda
Colemêrg (Hakkari) Emek ve Demokrasi Platformu ile KESK Colemêrg Şubeler Platformu, 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı’nı karakol yapımına karşı “direniş çadırı”nın kurulduğu Meskan Dağı’nda kutlama kararı aldı. Emek örgütü temsilcileri adına konuşan Türk-İş Temsilcisi Seyfullah Akın, saat 09.00’da Hakkari Belediyesi önünde bir araya gelerek Meskan’a hareket edeceklerini belirtti. Riha’da (Urfa) ise KESK, DİSK, TMMOB ve TTB, 1 Mayıs’a ilişkin Eğitim Sen Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. 1 Mayıs Tertip Komitesi Başkanı Mehmet Keklik, 1 Mayıs günü Topçu Meydanı’nda olacaklarını söyledi. DİSK Genel İş Urfa Temsilcisi Sadık Demir, “İlimiz nüfusunun yarısı genç ve işsiz. ‘Hak verilmez alınır şiarı’ ile bu işsizleri de Topçu Meydanı’na bekliyoruz” dedi.

Amed bayrama hazır
KESK, DİSK, TTB, Türk-İş ve TMMOB, Amed’de 1 Mayıs’ı Dağkapı Meydanı’nda kutlayacak.

Amed’de KESK, DİSK, TTB, Türk-İş ve TMMOB bileşenlerinin oluşturduğu 1 Mayıs Tertip Komitesi, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı Dağkapı Meydanı’nda kutlama kararı aldı. İstasyon Meydanı’nda kutlama taleplerine Valilik tarafından “Memur-Sen talebi var” gerekçesiyle izin verilmemesi ile başlayan tartışmalar sonucunda karar veren 1 Mayıs Tertip Komitesi, Dağkapı Meydanı’nda kutlama yapılacağını açıklandı. Tertip Komitesi Başkanı Uğur Yaman, yapılan tartışmalar sonucunda 1 Mayıs günü saat 12.00’da Dağkapı Meydanı’nda kutlama yapacaklarını söyledi. Yaman, emek ve özgürlükten yana olan herkesi Dağkapı Meydanı’nda yapılacak kutlamaya katılmaya çağırdı.

Taksim’den sonra Kızılay Meydanı da yasak!

Ankara Valiliği, Kızılay Meydanı’nda 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarına izin verilmeyeceğini açıkladı. 

1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarına ilişkin Ankara Valiliği tarafından açıklama yapıldı. Açıklamada, "Ankara'da Sıhhiye Meydanı ve Tandoğan Meydanı için sendikalar tarafından 2911 Sayılı Kanuna göre bildirimde bulunulmuş ve mevzuatına göre önceden tespit ve ilan edilmiş olan meydanlar, sendikaların taleplerine uygun olarak 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü toplantı ve gösteri yürüyüşlerine hazır hale getirilmiştir" denildi. 

Açıklamada, başta Kızılay Meydanı olmak üzere ana cadde ve sokaklarda “başkentin dirlik ve düzenini bozacak” hiçbir duruma izin verilmeyeceği belirtildi.

29 Nisan 2014 Salı

İlk komünist başkana rağbet büyük: ‘Öcü mü değil mi bakmak istiyorlar’

Seçim sonrasında Türkiye ve hatta birçok ülkeden davet almaya başlayan DHF'nin desteklediği TKP’den seçilen ilk belediye başkanı olan (Dersim) Tunceli Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, “Komünistler öcü müdür, değil midir ona da bakmak istiyorlar galiba. Gideceğiz ve insanlarla oturup konuşacağız” dedi.

Başkanın seçim sonrası turnesi
DHA’dan Mehmet Çınar’ın haberine göre, elde ettiği seçim başarısını merak eden diğer illerdeki TKP’lilerden yoğun davet alan Maçoğlu, Eskişehir’in ardından ikinci ziyaretini Antalya’ya yaptı.

Seçim sonrasında Türkiye’nin birçok noktasından davet aldığını Maçoğlu, “Aslında oradan ayrılmak zor. Ancak ilk gezimiz Eskişehir’e oldu. Antalya ikinci yer ve önümüzdeki dönem TKP İstanbul yönetiminin oradaki belediyelerle yaptığı program kapsamında altı gün boyunca İstanbul’da olacağız. Temmuz ayında Dersim’de bir festivalimiz var ve o festivalden sonra da Avrupa’ya gideceğiz” dedi.

Yurttaş oyunu geri çekebilmeli
Bu davetlerle dayanışmanın büyütüldüğünü ve insanların Ovacık’ı görmek istediğini belirten TKP’li Belediye Başkanı, “Komünistler öcü müdür, değil midir ona da bakmak istiyorlar galiba. Gideceğiz ve insanlarla oturup konuşacağız. Ayrıca orada bizimle bir şeyler yapabilme çabası da gösteriyorlar. Uygun olduğunca bizleri görmek isteyen dostlarımızın yanına gideriz” dedi.

MHP’li başkan tebrik etti
Seçim sonrasında basının kendisine yoğun ilgi gösterdiğini, hatta Avustralya’dan bir televizyon programından arandığını açıklayan Fatih Mehmet Maçoğlu, hükümetten ve TBMM’deki siyasi parti liderlerinden arayan olmadığını dile getirdi. Maçoğlu, çok sayıda sol-sosyalist belediye başkanı veya siyasilerin kendisini arayıp tebrik ettiğini belirterek, daha önce Konya’da görev yaptığı dönemde üç dönem MHP’den belediye başkanlığı yapan bir arkadaşının da kendisini arayıp tebrik ettiğini dile getirdi. Maçoğlu, “Bazen yüzleşmek, konuşmak lazımmış. İyi de geçti” dedi.

Ovacık’a siyasi turizm başladı
Seçim sonrası Ovacık için ‘Siyasi turizm başladı’ denilebileceğini de belirten TKP’li Başkan, Türkiye’nin birçok ilinden üç, beş, 10 kişilik grupların gelmeye başladığını kaydetti. Bu konuda asıl patlamayı temmuz- ağustos aylarında beklediklerini anlatan Maçoğlu, “Çünkü o dönemler insanların en çok izin kullandığı aylar ve Dersim’in coğrafyası da çok güzel. Bir de o dönemde bize ait olan bir festival yapacağız” diye konuştu.

Maçoğlu, seçim sonrası ‘Kadın’, ‘Gençlik’, ‘Engelli’ ve ‘Halk’ olmak üzere dört meclis oluşturduklarını söyledi. Maçoğlu, “Bu meclislerde bize oy veren insanlar eğer seçim öncesi verdiğiniz sözlerinizi tutmuyorsanız, üç yıl sonra ‘Ben sana verdiğim oyumu geri çekiyorum’ deyip, sizi başkanlıktan düşürebilmeli” dedi.

Gelirimiz giderimizden düşük
Belediyeyi 154 ay takside bölünmüş 1.2 milyon TL’lik borçla devraldığını belirten Maçoğlu, “Belediyenin gelirleri çok az olduğu için, o borç bizim için çok büyük para. Düşünün ilçenin tüm bütçesi 2 milyon TL. Arkadaşımızdan devralırken bize vermiş olduğu tutanakta bunu 154 aya varan taksitlendirme yapmış. Bundan kaynaklı ilçe olarak sıkıntı yaşıyoruz. Aylık giderimiz 144 bin lira, gelirimiz ise 130 bin lira. Ayda 14 bin TL açığımız var. Bazı belediyelerin kapanması ve birleştirilmesi, bazı belediyelerin payının yükseltilmesi sözkonusu. Önümüzdeki süreçte bunu göreceğiz. Ama bugün gelirimiz giderimizden düşük” dedi.

Ulaşım ücretsiz, su 50 kuruş
Başkan Maçoğlu, ilk icraatlar olarak ise ilçenin en uzak iki mahallesine ulaşımı ücretsiz hale getirdiklerini söyledi. Daha önce İzmir’de bir belediye başkanının ücretsiz su nedeniyle yaşadığı olayı hatırlatan Maçoğlu, “İlçemizde iki uzak mahalleye ulaşım tamamen ücretsiz. Eğer ulaşım açısından mevzuat uygunsa tüm ilçede ulaşımı ücretsiz yapacağız, yoksa yasal prosedüre uygun olması adına küçük bir rakam olacak, 25 kuruş gibi” dedi. Türkiye’nin birçok yerinde su fiyatının 1.5- 2 lira olduğunu belirten Maçoğlu, tonu 75 kuruş olan su ücretlerinin de 50 kuruşa indirildiğini, yurttaşın üç ayda 10-15 TL gibi su parası ödeyeceğini dile getirdi.

Kullanılmayan makam aracıyla 320 litre benzin tasarrufu
Belediye başkanlığı makam aracını hiç kullanmadığını, şehir dışı gezilerine de kendi aracıyla gittiğini söyleyen TKP’li Başkan, göreve başladığında makam aracı için aylık 320 litre benzin alımı yapıldığını öğrendiğini ve bunu kullanmayacağını söylediğini kaydetti. Şoför de almadığını belirten Maçoğlu, “Kendi aracımda kaza, arıza gibi mecburi durumların dışında hiçbir şekilde makam aracı kullanmayacağım. Oradan aylık 320 litre benzinin tasarrufunu ise ücretsiz ulaşım veya belediyenin diğer araçları için kullanabiliriz” dedi.

Reuters: 17 Aralık iddiaları Tv dizilerine taş çıkarır

Dört eski bakan hakkındaki yolsuzluk iddiaları nedeniyle hazırlanan fezlekeler, Reuters ajansına ‘özel haber’ oldu. Reuters, İran’a yönelik yaptırımların etrafından altın ticaretiyle nasıl dönüldüğünü anlattığı dosya haberinde, “Altın boşluk: Bir Türk ‘suç çetesi’ İran’a nasıl yardım etti” başlığını attı. Ajans, olup bitenlerin ‘televizyon dizilerine taş çıkaracağı’ yorumunu yaptı.

‘Başta yasaldı ama…’
Reuters’ın haberinde, İranlı işadamı Rıza Sarraf’ın yanı sıra onunla bağantılı oldukları öne sürülen eski bakanlar Zafer Çağlayan, Muammer Güler ve Egemen Bağış hakkındaki iddialara ayrıntılı biçimde yer verildi.

Haberde, 299 sayfalık fezlekede bahsi geçen ‘suç örgütü’nün, İran’ın Batılı ülkelerin yaptırımlarındaki yasal bir boşluğu kullanarak altın ticareti yapmasına yardım ettiği iddiası vurgulandı. Reuters, “Altın ticareti başta yasalken, fezlekeye göre söz konusu suç örgütünün yetkililere rüşvet vermesinin bir sebebi de, bu kârlı işi kontrol etmekti” diye yazdı.

Reuters şu yorumu yaptı: “Vergi yetkililerine ihbarda bulunduğu düşünülen bir polis kendisini Karadeniz kıyısında uzak bir göreve sürülmüş buluyor; Gana’da sahibinin kim olduğu bilinmeyen 1.5 ton altınla bir uçak geliyor; rakipleri engellemek ve örgütün üyeleriyle ailelerine hızlı vatandaşlık almak için bir dizi yetkiliye milyonlarca dolarlık ödeme yapılıyor.”

‘Bana altın ticareti yaptırmadılar’
Reuters, söz konusu örgütün İran’la ticaret yapmak isteyen diğer kişileri engellediği iddiasını vurgularken, ajansa konuşan İstanbullu bir altın tüccarı da “Halkbank’a yaklaşık 18 ay önce gittim ve İran’a satış yapmak için hesap açtırmak istedim. Bana izin vermediler. Bu banka üzerinden haksız rekabet yaşanıyordu” dedi.

Alman cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini yersiz buldu: Görüşmede kendimi tuttum

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, Türkiye’nin demokrasi noksanlarına dair eleştirilerine Tayyip Erdoğan’ın verdiği yanıtı yersiz buldu. Gauck, Erdoğan’la görüşmesinde ‘kendisini epey tuttuğunu’ da söyledi.

‘Epey geri durdum’
Yarı resmi Alman Basın Ajansı’nın (dpa) haberine göre Gauck, “Ben her zaman yaptığım şeyi yaptım. Yani, bir toplumun kendi içinde zaten tartıştığı önemli konular hakkında düşüncelerimi belirttim. Bu dostlar arasında normal karşılanmalıdır” dedi. Alman lider, “Ben hiçbir şeyi uydurmadım, hatta kendimi epey tuttuğumu dahi söyleyebilirim” dedi.

‘Yönetilenlerle de konuşuyoruz’
Gauck, Erdoğan’ın kendisini içişlerine karışma suçlamadığı hatırlatılınca şöyle yanıt verdi: “Yalnız yönetenlerle değil, yönetilenlerle de konuşuyoruz. Her iki taraftan edindiğimiz bilgiler üzerine kendi fikirlerimizi oluşturuyoruz.”

dpa, Gauck’un Erdoğan’la görüşmeden önceki akşam Ankara’da hükümetin otoriter yönetim biçimini eleştiren sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldiğini da hatırlattı.

Gülen’in iadesi için düğmeye basılıyor

Erdoğan, AKP grup toplantısının ardından gazetecilerin, “Fethullah Gülen’in iadesine ilişkin hukuki süreç başlayacak mı?” sorusuna, “Başlayacak” yanıtını verdi.

Erdoğan, Amerikan PBS kanalının deneyimli televizyoncusu Charlie Rose’a verdiği ve bu akşam yayınlanacak mülakatında, ABD’nin Fethullah Gülen’i iade etmesine dair beklentisini ilk kez açıkça dile getirmişti. Başbakan “örgüt” olarak gördüğünü söylediği Cemaat’e ilişkin “ABD’den beklentisinin ne olduğu?” yönündeki soruya, “Bunları sınır dışı etmesini. Ben Amerika’nın kendi güvenliğini tehdit eden birileri olursa ne yaparsam, stratejik ortağımız da bizim ulusal güvenliğimizi ilgilendiren bir konuda onu yapmalı” şeklinde yanıt vermişti. Tayyip Erdoğan’ın, “ABD, Gülen’i iade edecek midir?” sorusuna yanıtı ise, “Ümit ediyorum. En azından sınır dışı etmeliler” olmuştu.

Fethullah Gülen 1999 yılında bu yana ABD Pensilvanya’da yaşıyor.

Karınca adımlarıyla...

İşçilik zor. Sabahın erken saatinden gecenin kör karanlığına, günde 12-13 saat... Patron ne zaman “başlıyor” derse o zaman iş başı yapıp, ne zaman “bitti” derse o zaman paydos edersin. Eşinle, dostunla, çocuklarınla görüşmek bir yana uyumaya anca vaktin kalır. O da erkeksen! Kadınların hele de evlilerse evde de sürer mesaileri. Bunca çabaya karşın elde avuçta bir şey kalmaz da; sırtında, boynunda, belinde hissedersin işçiliği. Fıtık olur bu his, bir ömür bırakmaz peşini.

Hıdır Özkara işçiliği ta ciğerinde hissedenlerden. Tuzla Organize Sanayi Bölgesi’nde tekstil fabrikasında çalışıyor. “Hele” diyor Hıdır, “Hele penye, tişört yapıyorsan. Muazzam bir toz olur. Bu tozu dışarı atacak bir havalandırma da yoktur. İşçi hep ciğerine çeker bu tozu. İşçinin ciğeriyle havalandırılır fabrikalar.” Fabrikalar ömür törpüsü. İşçinin yaşamını yiyip bitirir, yedikçe semirir, büyür. Kimi kez bir lokmada yutar işçiyi. Hıdır, Tuzla tersanelerinde çalışırken çok şahit olmuş: “Kural yok, önlem yok. Ağır çalışmaktan dikkat o kadar dağılır ki... Kazasız gün yoktur, siren çaldığında anlarsın ki bir işçi ölmüş.”

Hıdır 29 yaşında. İçlerindeki en deneyimli işçi. 7-8 yaşında yardımcılık yaparak başlamış işçiliğe, lokantasından tersanesine ve sonunda tekstil fabrikalarına kadar her yerde çalışmış. Çağlayan’da tekstil atölyesinde çalışan Leyla Güzel ise 24 yaşında, 11 yıllık işçi. DHL işçisi ise henüz 5 yıllık. İsmini yazmıyoruz olur da işten atılmasın diye. Leyla da, DHL işçisi de onaylıyor Hıdır’ın söylediklerini. DHL işçisi yevmiye usulü çalışmaya dikkat çekiyor: “Kadrolu olmayanlar günlük çalışma üzerinden para alır. Aynı işi yaptıkları halde erkeklere 35, kadınlara 30 lira verirler. Neden böyle, kimse bilmez.” Ama Leyla’nın anlattıkları derde dert katıyor.

YAŞAR NE YAŞAR NE YAŞAMAZ
Çağlayan göçün merkezi gibi. “Kim göç edip gelmek zorunda kaldıysa soluğu burada aldı” diyor Leyla, “Kürtler, Azeriler, Afganlar, Moğollar... Şimdilerde Suriyeli akını var. Patronlar da ücretleri düşürmeye başladı. Sendikalaştığımız için işten atıldığım atölyeye benim aldığım paraya iki Suriyeli makinacı çalıştırmaya başladılar. Ücretler kendiliğinden yarıya indi. Ben kulaklarımla duydum. Patron ‘Suriyeliler ilaç gibi geldi’ dedi.” İşçi işçiyle rekabete girişti mi ne ücret kalıyor ne hak.

“Kaçak işçi” diye bir kavram yok Çağlayan’da. Çünkü herkes kaçak. Sigortalı işçi neredeyse yok. Sigorta isteyen maaşından kendi yaptırıyor. “Benim 76 milyon vatandaşım” diye başlayan nutuklarda, “Gayri- safi milli hasıla şu kadar arttı” denilen açıklamalarda hep bu işçiler var. Ama iş hakka hukuka geldi mi yoklar. Onca mal ürettiği patron “Senin sigortan yok onun için 1 Mayıs sana tatil değil” diyor mesela. Sendikacı “Kayıt dışı olduğunuz için sizi üye yapamam” diye kapıyı gösteriyor. Hepsi birer “Yaşar ne yaşar ne yaşamaz.”

İP SENDİKACININ ELİNE GEÇİNCE
DHL işçisi başlıyor anlatmaya. Daha yeni TÜMTİS’te örgütlenmişler. Öyle kolay da olmamış hani. İşten atmalar olmuş, işçiler iş bırakıp geri aldırmış. Sonra Hak-İş’i çıkarmış patron karşılarına. Hem de “Hak-İş’e üye olana benden 200 lira” demiş. Demiş ama işçi elinin tersiyle itmiş.

Sendikanın yetki aldığı bugünlerde yine işten atmalar oldu, ama işçi bu kez sendikasız olduğu dönemdeki gibi tepki vermedi. Asgari ücretli işçiler 300 lira zam istiyordu, ancak sözleşme işçilerin istediği gibi bitmedi. Sendikacı “300 lira için grev lazım” demiş. İşçi greve hazırmış ya, sendikacı “Ama greve çıkarsanız yetki düşebilir, işinizden olabilirsiniz, işyeri kapanabilir” deyince işçinin içine bir korku girmiş, birlik bozulmuş. DHL işçisi “İpler sendikacının eline geçince böyle oldu” diyor.

Tuzla işçisi de sendikalardan şikayetçi. Hıdır anlatıyor: “Orta yaşlı bir abi vardı. Ona dedim sendika. ‘Aman, aman, aman’ dedi. Öyle sıtkı sıyrılmış. Sendikacıları iyi anan yok bizim oralarda. 16 sendika var içlerinde bir Deriteks var. Mücadeleci bir geçmişe sahip, diğerlerinden farklı. Ama 15’i bir. Ben Rimaks’ta çalışırken TEKSİF’te örgütlendik. Ne mücadelelerle örgütlendik. İşçiler şube başkanını tanımazdı. Kapımıza uğramadı, bir kez işçinin derdini sormadı.”

1 MAYIS’I NEREDE KUTLASAK?
Şimdi 1 Mayıs vesilesiyle sendikacılar yine gündemde. “O alanda mı yapalım, bu alanda mı yapalım” diyorlar. Kimi kendini Kadıköy’e atıp kurtarma derdinde, kimi “İlle de Taksim” diyor. Ama işçinin gününde işçiye taleplerini soran yok. Bırak talebini sormayı, işçileri 1 Mayıs’a çağıran bile yok. Hıdır, “Allah için bir sendikacı gelip de bir bildiri dağıtıp, 1 Mayıs’ta şu taleplerle şuraya gideceğiz demedi. İşçilik hayatım boyunca da bir sendikanın 1 Mayıs için çağrı yaptığını, toplantı düzenlediğini, sendikasız işçilere yeneldiğini ne işittim ne de gördüm” diyor.

Sendikalı olmak da durumu değiştirmiyor. DHL işçisi “Sözleşme için konuşulurken bir işçi sordu da öyle dediler ‘Gidiyoruz’ diye. Ama nereye gidiyoruz, ne için gidiyoruz bir şey anlatılmadı” diye anlatıyor. Şimdiye kadar sadece DİSK/Gıda-İş’in asgari ücret ve 1 Mayıs’a ilişkin bildirisi geçmiş eline.

Leyla’nın anlattıkları ise ağızları açık bırakıyor: “Bize gelen olmadığı gibi, biz gittiğimizde de dirsek gösteriyorlar. Biz de artık kendi 1 Mayısımızı kendimiz kutluyoruz. Yıllardır Çağlayan’da yerel kutlama yapıyoruz. İşçiler bu sayede öğrendi 1 Mayıs’ın anlamını. Her yıl kadını erkeği katılım artıyor. Bu kadar işçi bir araya geliyor diye gidip sendikacıları çağırıyoruz gelen yok. Rolleri değiştik onların bizi çağırması gerekirken biz onları çağırıyoruz ama hazır kutlamaya bile gelmiyorlar.”

KÜÇÜK AMA SÜREKLİ
Hal böyle olunca sendikacıların yukarıda yaptığı tartışma aşağıdan hiç duyulmuyor. İşçiler de televizyondan duyduklarıyla tartışıyor 1 Mayıs’ı. AKP’liler “Ne gereği var adam yer yapmış”, AKP’ye karşı olanlar da “Taksim önemli” diyormuş. Hıdır “Ama çoğu kez tartıştıklarını temellendiremiyorlar bile. Bunu iki taraf için de söylüyorum. Siyasi tercihlerine göre davranıyor, tuttukları oy verdikleri partinin başkanının söylediklerini tekrar ediyorlar.”

Hıdır Tuzla’da, Leyla Çağlayan’da, DHL işçisi de Esenyurt’ta işçileri birleştirmek için çalışıyor. Sınıftan yana sendikacıların da katıldığı “işçi kurultayları” bir adım olmuş. İşçiler buna “karınca adımları” diyor; küçük ama sürekli.

Böyle bir çalışmanın sonunda kurultayın çağrısıyla önceki gün Esenyurt’ta bir yerel kutlama yapıldı. Tuzla’da bugün, Çağlayan’da ise yarın yapılacak. Ve işçiler bu kutlamalarda ortak taleplerini dile getiriyor: “İnsanca yaşanacak ücret, çalışma sürelerinin ücretler düşürülmeden kısaltılması, iş güvenliği tedbirlerinin alınması, kurallı ve güvenceli iş, işçilerin sigortasının yapılması, ücretsiz kreş...”

NEDEN 3 DİLDE 1 MAYIS ÇAĞRISI YAPILDI?
Çatışmaların ve ölümlerin olduğu dönemde artan Kürt-Türk ayrışması küllenmiş. Eskiden Kürtçe konuşanlara tepki gösterenler, bugünlerde tepki göstermez olmuş. “Ama” diyor Hıdır, “Bu ateş tamamen sönmüş değil. Egemenler istediğinde bir anda yeniden alevlendirebilir. Çünkü sınıf bilinci üzerinden sona ermedi bu ayrışma. AKP’nin işi gibi anlatılıyor.” Şimdilerde temel ayrışma AKP’yi destekleyenler ile desteklemeyenler arasında. Hıdır da Leyla da DHL işçisi de haziran direnişinin çok etkili olduğunu söylüyor. Berkin Elvan’ın cenazesi, 1 Mayıs... Gündemde ne varsa böyle tartışıldığını aktarıyorlar.

BİR İŞÇİ PATRONU NEDEN DESTEKLER?
Sendikaya üye olduktan sonra tüm inisiyatifi sendikacıya bırakan anlayışın, siyasete de kendi sınıf çıkarı yerine başka pencereden bakan anlayış arasındaki paralelliğe dikkat çekiyorlar. İki lanetli yol arkadaşı gibi. Biri işçinin ayağındaki pranganın zinciri diğeri kelepçesi. Sadece AKP’lilerden değil CHP’lilerden de örnek veriyorlar. Leyla alıyor sözü: “CHP’li bir arkadaş var. Gezi direnişinden sonra destek verdi diye Koç Holding’in yanında duruyor. Tüm haklarından yoksun olan bir işçinin bir patronu desteklemesi kadar korkunç bir şey olabilir mi?”

Ücret, çalışma şartları gibi ekonomik talepler üzerinden yürüyen sendikalaşma mücadeleleri, ayrımları geçici olarak rafa kaldırıyor, ama ortadan kaldırmıyor. Mücadelenin ivme kaybettiği ya da inisiyatifin sendikacıların eline geçtiği dönemlerde bu ayrımlar yeniden gün yüzüne çıkıyor. Bu aralar kimi fabrikalarda birbirlerine küsen, hatta küfürleşen, yumruklaşan işçiler olmuş.

Bunun için sınıf sendikacılığı anlayışı için yola çıkan kurultaylar, gündemdeki siyasal gelişmelere ilişkin de söz söylüyor. Hıdır, “Kurultaylar gündemde ne varsa, mesela savaş varsa barış der. Ya da başka bir şey. Gelişmelere işçinin gözünden bakarak sözünü söylemek ve çalışma yürütmek zorundadır” diyor.

YABANCI DÜŞMANLIĞI BİRİNCİ SORUN
Örneğin Çağlayan’da, artan yabancı düşmanlığına karşı mücadele birinci mesele. Suriye savaşı, Türkiye’nin bu savaştaki rolü, hükümetin politikalarının yaşananlardaki payı... Bunları anlatmadan ilerleme sağlanamayacağının, ücretlerin düşmesinin Suriyeli işçilerin suçu olmadığını anlatmanın imkansız olduğunun farkında Leyla. İşçiler arasında kardeşliğin ve dayanışmanın kurulacağı bir gün olarak görüyor 1 Mayıs’ı. Bu nedenle 3 dilde, Türkçe, Kürtçe ve Arapça yapmışlar çağrılarını. “Çok faydasını gördük bu çağrıların” diyor Leyla, “Bazı Suriyeliler de bizimle beraber hareket ediyor artık. Ama Türkiyeli işçilere daha iyi anlatmamız gerekiyor.”

Peki böyle bir bütünlüklü çalışmayı yapmak kolay mı? Elbette değil. Hıdır “Sadece söz söylersen kulağına kar suyu kaçırmış olursun ama yetmez. Sadece fabrikada kalan bir çalışma yeterli olmaz” diyor. İşçinin evine, mahallesine, kahvesine gitmenin önemini anlatıyor. Rimaks’ta sendikalaşma mücadelesi verirken kaç toplantı yaptıklarını nasıl çaba harcadıklarını hatırlatıyor. Leyla atılıyor hemen: “Sadece toplantılar da değil. Biz Çağlayan’da kurduğumuz İşçi Derneği bünyesinde işçi tiyatrosu kurduk. Sosyal etkinlikler de düzenliyoruz. Bunlar da olmalı.” DHL işçisi sendikalaşma döneminden kalan örnekleri sıralıyor. İğneyle kuyu kazmaya benzetiyor işçiler. Yılmadan, karınca adımlarıyla...

TUZLA VE ÇAĞLAYAN’DA KUTLAMA YAPILACAK
Tuzla'da DERİTEKS’in çağrısıyla bugün saat saat 12.30’da Organize Deri Sanayi (Eski Traktörcüler Durağı) önünde 1 Mayıs’a çağrı etkinliği yapılacak.

Çağlayan’da ise yarın Çağlayan İşçileri Derneğinin çağrısıyla saat 19.00’da Vatan Caddesi, Bahar Sokakta 1 Mayıs kutlaması yapılacak.

Haber: Muzaffer Özkurt - Vedat Yalvaç / Evrensel

Cezaevinde mi daha fazla gazeteci var, Yeni Şafak'ta mı?

Dünyada en fazla tutuklu gazetecinin olduğu ülkelerden biri Türkiye. Bu iddialara Adalet Bakanlığından yalanlama geldi. Bakanlık tutuklu gazeteci olmadığını iddia etti. Yeni Şafak gazetesi ise hemen Bakanlığın açıklamasını sayfasına çekti ve haber yaptı. Attığı başlık ise şu: Hapiste Gazeteci Yok.

Yeni Şafak kullandığı başlıkta Türkiye’de hapiste gazeteci olmadığını iddia etti ancak içerde kullandığı haberde 15 gazetecinin de tutuklu olduğunu yazdı. Birbirinden çelişkili haberlere imza atan gazete Gazetecileri Koruma Komitesinin rakamlarını verdi.  Gazete 15 tutuklunun çeşitli örgütlerden kaynaklı cezaevinde olduğunu, hatta bazılarının da AKP Hükümeti öncesinde cezaevine girdiğini söyledi.

'YENİ ŞAFAK’TA GAZETECİ YOK'
Gazeteci Ahmet Şık ise Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) tarafından açıklanan  ‘Türkiye’deki Tutuklu Gazeteciler’ listesini haberleştirirken “Hapiste Gazeteci Yok” başlığını atan Yeni Şafak gazetesine tepki gösterdi.

Odatv davası kapsamında 375 gün Silivri Cezaevinde tutuklu kaldıktan sonra İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 12 Mart’ta tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Gazeteci Ahmet Şık “Hapiste gazeteci yok” diyen Yeni Şafak için Twitter’da “Yeni Şafak’ta da gazeteci yok. Kesin bilgi” yazdı.

 

Subscribe to our Newsletter

Contact our Support

Email us: Support@templateism.com

Our Team Memebers