10 Eylül 2015 Perşembe

Demirtaş: "Ben şu dağ başından milletvekillerimle Cizre'ye yürüyemiyorum bile"

Demirtaş: "Ben şu dağ başından milletvekillerimle Cizre'ye yürüyemiyorum bile"RADİKAL-Cizre'ye gitmek için yola çıktıktan sonra Idil-Cizre arasında polis tarafından durdurulan HDP Eşbakanı Selahattin Demirtaş Radikal'e konuştu. ''Ben şu dağ başından milletvekillerimle Cizre'ye yürüyemiyorum bile" diyen Selahattin Demirtaş’ın Radikal muhabiri İdris Emen’e yaptığı açıklamalar şöyle: 
“Biz Cizre’de yaşanan trajediyi durdurmak ve duyurmak için yola çıktık. Amacımıza ulaşmadan dönmenin bir anlamı yok. Zaten iki gündür yollardayız ve hep şunu söylüyoruz, Cizre'de binlerce polis ve asker var. Cizre'de 120 bin insan var. Hükümetin iddiasına göre silahlı PKKmilitanları var. Sayısı kaç bilmiyorum. Teknik olarak iddialar böyle. Ve sekiz gündür Cizre'de ne olup bittiğini bu karartma ve abluka nedeniyle öğrenemiyoruz. Dünya öğrenemiyor. Biz telefonla bilgi alıyoruz. Öldürülen çocuklar var, kadınlar var, siviller var. Az önce milletvekili arkadaşlarla görüştüm cenazeleri şu anda halen taziye evinde. Ve üstüne buz konarak cenazelerin kokması engelleniyor. Çünkü defin etmek için dışarı çıkmak yasak. Ekmek almak mümkün değil, içme suyu bitmiş durumda, elektrik yok. Ve 120 bin insan 8 gündür devlet tarafından kesintisiz olarak rehin alınmış durumda. Dün Cumhurbaşkanı ‘Günün belli saatlerinde sokağa çıkma yasağı ilan ediliyor’ dedi. Ve alenen yalan söyledi. Sekiz gündür Cizre'de katliam var, ne huzuru? Sanki Cizre'de huzur var da oradaki huzuru biz bozmaya gidiyormuşuz gibiTürkiye kamuoyunu aldatmaya ve gözleri Cizre'ye çevirmeye çalışıyor. Bugünlerde suskun kalan kim varsa ben vicdanıma not ediyorum onları. Bugün suskun kalan yarın konuşursa bizim için hiçbir bir kıymeti yoktur."


KONUŞMAMDA SUÇ UNSURU YOKTUR
Demirtaş önceki gün düzenlediği basın toplantısındaki sözleri nedeniyle hakkında 'Türk milletini, Türkiye Cumhuriyet Devletini, devletin kurum ve organlarını alenen aşağılamak', 'Suç işlemeye alenen tahrik etmek', 'Cumhurbaşkanı'na hakaret' ve 'Terör örgütü propagandası yapmak' gerekçeleriyle açılan soruşturmaya dair de şunları söyledi: “Bugüne kadar yüzlerce soruşturma ve davaya maruz kaldık. Dünkü de bir siyasi soruşturmadır. Hukuki bir yargısal süreç değil, siyasi bir soruşturmadır. Konuşmamın içerisinde asla suç yoktur. Hakaret yoktur, şiddet ve terör propagandası yoktur. Konuşmamla ilgili cumhuriyet başsavcılığı veya herhangi bir hukukçunun suçlayabileceği tek bir cümle yoktur. Buna rağmen Cumhurbaşkanı talimatıyla partimizi yıpratmak, şahsımda partililerimizi hedef haline getirmek, özellikle yürütülen psikolojik bir kampanyanın parçasıdır bu soruşturma. Dünkü konuşmamda şunu dedim; ‘Türk Ceza Kanunu’nda meşru müdafaa ile ilgili madde var’ dedim. Ve orantılı olmak şartıyla sizi öldürmeye, evinizi partinizi işyerinizi yakmaya gelenlere karşı orantılı olmak şartıyla kendinizi savunabilirsiniz. Ve Türk ceza kanunu bu durumu meşru müdafaa çerçevesinde kabul eder. Ceza kanunun bu maddesini hatırlattım. Ve bu çerçevede Meşru müdafaa hakkınız vardır. Kimseye saldırmadan bunu yapmak zorundasınız dedim. Dolayısıyla ben Türk ceza kanunun bir maddesini hatırlattım. Eğer bunun bir suç olduğunu düşünen varsa açsın Türk Ceza Kanunu maddelerine baksın.”

 

Subscribe to our Newsletter

Contact our Support

Email us: Support@templateism.com

Our Team Memebers